TTB Pratisyen hekimlik kolu, Pratisyen Hekimlik Derneği ve Pratisyen Hekimlik Enstitüsü biz uzmanlık eğitimi almamış; birinci basamakta hizmet veren hekimlerin haklarını savunmaktadır? Bize bakış açıları nedir? Bunlar sorgulanması gereken çok önemli sorulardır. Bu soruları cevaplayabilmek için önce Pratisyen hekimliğin tanımıyla başlamamız yerinde olacaktır. Tıp fakültesinden mezun olduğumuz zaman TC kanunları ve Sağlık Bakanlığı mevzuatına göre hekimlik sanatını icra etme ve reçete yazma yetkisine sahip tabip ( hekim ) olarak meslek hayatımıza başlıyoruz.
Öyleyse nereden çıkmıştır bu” Pratisyen Hekimlik “deyimi ve üzerimize bir sakız gibi yapışmıştır? Pratisyen Hekim deyince sade vatandaşın tepkisi ne olmaktadır? Açık konuşalım vatandaşta küçümseme ve mesleki yeteneklerimize güvensizlik olduğunu hissetmiyor muyuz? Oysa biz hekimlik mesleğini icra etme yetkisi ve yetisine sahip hekimleriz.
Sıkı durun!!! Bize bu etiket TTB ve organları tarafından armağan edilmiştir. Tamamen Avrupa- Amerikan ekolünden tercüme yoluyla abartılmıştır. ( GENERAL PRACTİONER)
TTB Pratisyen Hekimlik kolu, Pratisyen Hekimlik derneği ve Pratisyen Hekimlik Enstitüsü’ne gözünde Pratisyen Hekim doktor ve yardımcı sağlık personeli arasında bir yerdedir. Yine çeviri metinlerden aldıkları Genel Pratisyenlik bir uzmanlık dalı olmalı ve tıp fakültesinden mezun olduktan sonra Genel Pratisyen olmak üzere uzmanlık eğitimi alınmalıdır.
224 nolu kanun ile yürürlüğe getirilen sosyalizasyon sisteminde ise uzmanlığını almamış hekimler sağlık ocaklarında ve diğer birinci basmak sağlık hizmeti verilen kurumlarda çalışırlar.( hekimlik sanatını icra etme yetki ve yetisine sahiptirler.)
Nitekim Pratisyen Hekimlik Enstitüsü bir süredir genel pratisyen hekimlik eğitimleri vermektedir. Sağlık Bakanlığının uyguladığı Aile hekimliği eğitim programları ile aynı amacı taşımaktadır. Yani genel pratisyenlik aile hekimliğinden başka bir şey değildir. Kanıt mı istiyorsunuz? Hemen sunalım. www.phd.org.tr adresine girerseniz pratisyen hekimlik derneğinin ekim 2007 de UEMO ( Avrupa genel pratisyenlik derneğine tam üye olduğunu bildiren bir haber ile karşılaşacaksınız. UEMO’nun ana sayfasında ise “uemo genel pratisyenlik ve aile hekimliği uzmanlığı organizasyonudur” yazmaktadır.
Arkadaşlar yıllarca “Sağlık Ocağıma Dokunma” , “Sağlık Ocağına sahip çık” türünden sloganların ve aile hekimliğine karşı!!! yapılan eylemler bu tablonun neresinde olmalıdır? Sağlıkta dönüşüm programına neden topyekun karşı çıkılmadığı da şimdi daha açık anlaşılmaktadır. Aslında söylemlerinin aksine desteklemektedirler. AKP hükümetinin uygulamalarına karşı çıkışlarının tek sebebi Aile Hekimliği Eğitim Programını Pratisyen Hekimlik Enstitüsü ve dolayısıyla TTB’nin elinden almış olmasıdır.
Bu konuda AB’ye güvenmektedirler. AB’nin Aile Hekimliği eğitimleri ve Aile Hekimlerinin dağılımının sivil- hükümetten bağımsız bir kuruluş tarafından yapılması yönünde bir görüşe sahip olduğunu düşünmektedirler.
Yukarda AB’ne değindim. Çünkü uemo’nun AB ile organik bağları vardır. İnternetten bu bilgiye şematik olarak ulaşabilirsiniz. Uemo Avrupa Genel Pratisyenler Birliği başlığını tıklarsanız uemo’nun Avrupa Parlamentosu ile etkileşim şeması karşınıza çıkacaktır.
Sonuç olarak TTB ve söz konusu kuruluşlar biz hekimlerin pratisyen hekim olarak anılmasına ,sosyal ve mesleki statümüzün yıllar içinde kaybına göz yummuşlardır.Özlük haklarmız, ekonomik şartlarımız hep kötüye gitmiş ve erozyona uğramıştır.
Biz hekimler!! (uzmanlık yapanlarımıza uzman hekim denir.)mesleğini icra etme yetki ve yetisine sahip tıp insanlarıyız. Doktor ile yardımcı sağlık personeli arasında bir yerde değiliz. Eğer TTB bizim yanımızdaysa bunun için çaba harcamalıdır. Gölge etmesinler başka ihsan istemeyiz.
Bu itirazlarım sakın yanlış anlaşılmasın. Elbette tıp sürekli eğitim gerektiren bir alandır. İyi kotarılmış mezuniyet sonrası eğitim programlarına her zaman ihtiyaç vardır.
Türkiye gibi ekonomik ve sosyal sorunlarla karılmış bir ülkede 6 senelik bir tıp eğitiminden sonra sahada birinci basamak hizmeti verecek hekimlerin ek eğitim alarak uzmanlaşmaları ne derece gerçekçidir? Tıp fakültelerinde eğitim; ülkemizin ihtiyaçları göz önünde tutularak, birinci basamakta görev yapacak hekimler yetiştirecek şekilde düzenlemek yoluyla etkili ve verimli sağlık hizmeti vermek pekala mümkündür.
Sağlık politikası üretmek iddiasında bulunanlar tercüme yoluyla apararak değil; kendi ülke gerçeklerinden hareketle plan ve program yapmalıdır.
Vatana hizmet böyle olur.
Antalya Tabip Odası
Yönetim Kurulu Adına
Dr. Nimet Altın
Genel Sekreter