Bugün Türkiye'nin temellerine C-4 'ü yerleÅŸtiren AKP 'nin, Sendikal özgürlüğe müdahele eden  kıyım politikalarına karşı, Tekel ve İtfaiye işçilerinin onurlu direniÅŸleri' nin  30. günüdür. Â
      Ne acıdır ki, İşçilerimizin bu onurlu direnişine tüm Dünyadan 93 ülkede faaliyet gösteren Sendika ve sivil toplum örgütleri 2 bin 730 destek mesajı gönderirken; her fırsatta Demokrasi kelimesini sakız gibi ağzından hiç düşürmeyen hükümet, Tekel ve İtfaiye işçilerinin demokratik hakları söz konusu olunca plastik kelepçeyi reva görmüştür.
DİSK'e baÄŸlı Nakliyat-iÅŸ Sendikası'nın Genel BaÅŸkanı da dahil 10 yöneticisi gözaltına alınıp 3 gün sorgulanmış ve 31 gün cezaevine atılmıştır.              Â
        Unutulmamalıdır ki, 1 Mayıs'ta işçilere karşı orantısız güç kullanan iktidar tüm Dünya'da haber olmuş ne kadar demokratik (?) olduğunu da Dünya'ya    göstermiştir!
        Oysa asıl amaç, İşçilerin ve Sendikaların, AKP politikalarına karşı meydanlara inmeyeceÄŸi bir Sendikal düzen'dir. Hedefledikleri noktada önlerinde engel olarak gördükleri tüm kiÅŸi ve kurumları etkisizleÅŸtirmek, bağımsız sendikaları yok etmek, güdümlü hale getirmektir. En güçlü Sendikaların olduÄŸu Kamu'da, özelleÅŸtirmelerin ana nedeni bu kesimdeki Sendikal faaliyetleri zayıflatmak ve kırmaktır. 2000 yılında 600 bin çalışanı olan sendika üye sayısı bugün baskılar sonucu 300 bin'e düşmüştür.   Â
        1980 Yıl'ından sonra Uluslararası Emperyalizm'in getirdiÄŸi iÄŸrenç politikalar sonucu Türkiye'de özelleÅŸtirme adı altında tüm Cumhuriyet kazanımları ya satılmış ya da el deÄŸiÅŸtirmiÅŸtir. Türkiye ekonomisi ve halkı üretmeden aşırı tüketen konumuna getirilmiÅŸtir.   Â
          Ekonomik kriz'e karşı zaman'ında ve yeterli önlem almayan hükümet işsizlik oranında rekor kırmıştır. İşsizlik ve esnek çalışma biçimleri yaygınlaşmıştır. Tekel ve itfaiye işçileriyle başlayan bu kölelik düzeni 4-C, Sağlık alanın' da Tam gün Yasası, Kamu Hastane Birlikleri Yasası ile bugün Hekimleri, yarın ise özelleştirme sürecinde olan şeker işçileri ve karayolu çalışanları' nı iş güvencesiz sözleşmeli köleler haline getirecektir. Özel Hastaneler zincirleri, Kamu Hastane Birlikleri ve Market Eczaneler zinciri ise Hükümet'in Sağlık alan'ında amaçladığı Kartel'lerdir.
      Türkiye İş Kazaları ve ölüm'de Dünya sıralamasında 3. olup, her 2 dakikada bir iş kazası yaşanıp günde ortalama 250 iş kazasından 4' ünün ölümle sonuçlandığı  halde ne yazık ki işçi sağlığı ve güvenliği de bir yönetmelik ile Taşeron sistemin kucağına     bırakılmıştır.
         Sosyal bir Hukuk devletinde iÅŸ yasaları çalışanların hakkını korumak ve geliÅŸtirmek amacını temel ilke alırken 4857 sayılı iÅŸ yasası tamamen iÅŸverenlerin çıkarları doÄŸrultusunda ÅŸekillenmiÅŸtir. Esnek, kuralsız çalışmayı, işçiyi baÅŸka iÅŸverenlere kiralamayı, taÅŸeronlaÅŸtırmayı yasal hale getiren, kıdem tazminatlarını, fazla mesai ücretlerini, sendikal hak ve yetkileri budayan yasa yerine, emeÄŸi esas alan yeni iÅŸ yasası çıkarılmalıdır.    Â
         İstihdam Büroları yasası, Kıdem tazminatı fonu yasası 2821 ve 2822 sayılı yasaları içinden çıkılmaz biçimde deÄŸiÅŸtirme çalışmaları yine hem işçi hem de memuru bekleyen en ciddi tehlikelerdir. Â
        AKP iktidarı, İLO ( Dünya Çalışma Örgütü) nun 26 sayılı Asgari ücret tespit usulleri ihalesine iliÅŸkin sözleÅŸme imzalamış ancak gereÄŸini yerine getirmeyip asgari ücret belirlemesinde dayatmacı yaklaşımlarla hukuka aykırı olarak sözleÅŸmeyi ihlal etmiÅŸtir.  Â
      Ülkemizin Aydınlık geleceği için meşale yakan, ve bu uğurda kendini feda eden Tekel ve İtfaiye işçileri gururumuzdur. Onları  bu onurlu direnişlerinde sonuna kadar  destekleyip sonuçları nereye varırsa varsın  yanlarında olacağımızdan ve Ülkemizin geleceğini karartanlardan hesap soracağımızdan hiç kimsenin kuşkusu olmasın.
Â